Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Bir ülke neden ekonomik darlık yaşasın ki, hiç fakir ve muhtaç vatandaşı kalmasın, karşılıksız para bassın ve dağıtsın herkese. Tüm dış borçlarını ödesin, tüm ekonomik sorunlar ortadan kalksın… Maalesef, o işler öyle olmuyor, gelin bu konuyu biraz irdeleyelim.

Öncelikle söylemekte fayda var ki paranın çok olması zengin olmak anlamına gelmiyor. Yani paranın değeri, paranın miktarı ile aynı şey demek değildir. Aksine çok para az değerli, az para çok değerli gibi bir mantıksal döngüye giriyor ekonomide. Bir örnekle açıklarsak daha belirgin olarak karşımıza çıkacaktır bu sorunsal;


Örneğin, günümüzde ortalama değeri 1,50 TL. olan bir simit almak istediniz. Yani 100 TL. İle ortalama 65 adet simit alabilirsiniz. Fakat yeni para basma ve halka dağıtma politikası ile beraber artık insanların eski günlerine nazaran çok daha fazla parası da var. Simitçiler ise, böyle yüksek miktarlarda paraları çok olan zengin insanların yaşadığı bir ülkede bir simidi 5,00 TL.’den satmaya başladılar. Görüldüğü üzere artık 100 TL. ile 20 simit alınabiliyor. Özetlemek gerekirse, 100 TL. artık eski 100 TL. değil. Değersizleşti ve 65 adet simit bile alamıyor…

Karşılıksız ve kuralsızca para basmanın ülke içerisinde rahatlığı değil enflasyonu tetikleyeceği de bir gerçektir. Peki, neydi bu enflasyon? Para değersizliği, hayat pahalılığı, sahip olunan para biriminin alım gücünün azalması olarak adlandırabiliriz.

Karşılıksız para basmanın farklı bir tehlikesinin daha olduğunu söyleyebiliriz. Bu da kıtlık oluşmasıdır. Yine bir örnekle açıklayalım;

Yeni bir sıfır araba almak için galeriye gittiğinizde içeriyi bomboş gördünüz. Teşhir araçlarının dahi satıldığını gördünüz. Sebebini sorduğunuzda ise fiyatlara zam yapılmadığını, herkesin arabaları almak için çanta dolu parayla geldiğini ve en erken siparişlerin ise 6 ay sonra teslim edileceğini öğrendiniz. Bu şekilde 4,5 galeri daha gezdiniz ve onlarda da durumun farklı olmadığını tespit ettiniz. Bu örnekten yol çıkarak farklı ürünlerde de üretimin talebi karşılamayacağını, bu vesile ile de kıtlık yaşanabileceğini görmüş olduk.

İlginizi Çekebilir:  İhtarname Nedir? Ödenmeyen Senet Borcu İçin Ne Yapılabilir?

Sonuç olarak, daha fazla paraya değil daha fazla değere ihtiyaç vardır. Üretmeli ve değer ortaya çıkarmalıyız ki para birimimiz değer kazansın ve az parayla çok daha iyi şekilde yaşayabilelim…