Günümüzde kişiler arasındaki hukuki uyuşmazlıkların kaba güce başvurarak çözülmesi yasaktır. Hukuki sorunların çözümleri için ilk olarak ‘diplomatik çözüm’ yoluna gidilmelidir. Bunun başarılı olmaması durumunda yargı kurumu ile sorunun çözümü yoluna gidilmektedir. Yani kişiler arasındaki çözüme katkı bakımından ihtarname çok önemli bir konuma sahiptir.

İhtarname, hukuksal boyutu olan her türlü durumda kişinin muhatabı olduğu karşı kişiye talep ve haklarının yazılı olarak sunulmasıdır. Yazılı olmasının yanı sıra haber verilmesi olarak da nitelendirilebilmektedir.


İhtarname bir konu hakkında tarafın diğer tarafın dikkatini çekmesi anlamına da gelmektedir. İhtarname her ne kadar genel bir kavram olsa da genelde hukuksal anlamda kullanılan bir terim olmaktadır. Hukukun her dalında ihtarname söz konusu olabilmektedir.

Hangi Durumlarda İhtarname Çekilir?

Hukuksal düzende ihtarname, yalnızca alacaklar için değil birçok alanda ve konuda kullanılmaktadır. Bu sayede kişiler muhatabı oldukları kişinin yerine getirmesi gereken durumları kolaylaştırmış olmaktadır.

İhtarnamenin kullanıldığı durumlardan birisi, görülecek iş davaları öncesinde işçinin işverenden alacağı haklarının talep edilmesidir. Bu sayede işçinin haklarını almasının zamanaşımına uğramasının önüne geçilmektedir.


Diğer durumlardan birisi de kişinin karşı taraftan alacağı bedellerdir. Kişi, karşı kişiden alacağı paranın alınabilmesi için ilk olarak ihtarname çeker. İhtarname, söz konusu muhatabın eline geçtiği günden itibaren faiz işlemeye başlamaktadır.

Ev sahibi kişi, kiracıdan kira bedelini alamadığı durumda da ihtar çekebilmektedir. Mülkiyet sahibi kiracıya ihtar çektiğinde kiracının kirayı ödeyebilmesi için 30 gün süre tanınmaktadır. Bu süre içinde ödenmemesi durumunda konu doğrudan sulh hukuk mahkemesine tahliye davasına taşınabilmektedir.

İhtarname bir de eşin terk nedeni ile boşanma davası açması konusunda, terk halinde bulunan eşe terkin dördüncü ayının sonunda başlayan tarih itibarıyla iki ay içinde eve dönmesi için yazılmaktadır. Bu ihtar noter kanalı ile yapılabilir.

İlginizi Çekebilir:  Para Basarak Ülke Zengin Olabilir mi?

Yapılan ihtarnameler her iki taraf içinde oldukça faydalı bir durumdur. Yapılan ihtarname borçlu için bir uyarı konumundadır. Ayrıca davalarda iyi bir delil de olmaktadır.

İhtarname Nasıl Çekilir?

İhtarname bir nevi alacaklının kişiye sunduğu fırsatlardan birisidir. Olayı hukuki boyuta taşımadan önce kişi, alacağını borçludan alabilmek için bir uyarı yapar. Bu da ihtarname sayesinde gerçekleştirilmektedir.

İlk olarak kişinin ihtarname yazması gerekmektedir. Belgedeki bilgilerin eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurulması o kadar çok faydalı olacaktır. Kişiler ihtarname yazarken her durumu belirtmelidir. İhtarnameyi yazarken bir avukat yardımı almak işleri oldukça kolaylaştırmaktadır.

Sonrasında kişi ihtarnameyi karşı tarafa ulaştırabilmek için iki yola başvurabilir. Bunlardan birisi noter aracılığı iledir. İhtarname noter aracılığıyla ulaştırıldığında karşı tarafın herhangi bir reddi söz konusu olmayacaktır.

Diğer bir yol ise ihtarnameyi PTT aracılığı ile göndermektir. Burada dikkat edilmesi gereken ise İadeli Taahhütlü olarak göndermenizdir. Aksi taktirde kişi zarfın boş çıktığını ve konuyla alakalı bir ihtarname almadığını belirtebilir.

Ödenmeyen Senet Nasıl Tahsil Edilebilir?

Senet karşılıklı kişi veya kurumların diğer kişiye vermekle yükümlü olduğu parayı gösteren belgedir. Senet vadeli bir belgedir. Kişi karşılıklı olarak imzaladığı senedi belirtilen vade içerisinde ödemekle yükümlüdür.

Bazı durumlarda kişi senetli alacağını vadesinde tahsil edememe durumuyla karşılaşabilmektedir. Bu durumda kişi icra yoluna kadar durumu ilerletebilme hakkına sahiptir.

Kişinin vadesi gelen senedin ödenmemesi durumunda başvurabileceği yollardan birisi ihtarname çekmektir. Bu sayede durumun daha ilerideki seviyelere taşınmaması ve kişiye tekrar bir hak tanınması ortaya çıkar. Alacaklı kişiye ihtarname çekerek borçluya ek bir süre tanımış olur.

Senet tahsili için gereken yollardan birisi de bankaya başvurmaktır. Alacaklı bankaya başvurduğunda, banka borçluya protesto çekecektir. Bu durumun alacaklıya kazandıracakları ise eğer keşideci ya da üçüncü kişiler varsa alacaklının hukuken bu kişilere başvurabilme hakkının doğmasıdır. Aynı zamanda protesto çekilen borçlu bankanın kara listesine alınacaktır ve bu durum borcun ödenmesi için en etkili yöntemlerden birisidir. Çünkü ticari hayatlarının zedelenmemesini isteye kişiler bu durumdan oldukça kaçınmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Finansal Özgürlük İçin Erken Emeklilik Planı Nasıl Yapılır ?

Ödenmeyen senet tahsili için en çok başvurulan yol ise borçlu hakkında icra takibi başlatmaktır. Alacaklı tahsil edemediği senet alacağı için senedin asılları ile birlikte İcra Dairesine başvurma hakkına sahiptir. İcra Dairesi böyle bur durumda söz konusu senetleri inceleyerek icra takibine başlayacaktır. İcra takibinin başlaması ile beraber borçlunun ikamet adresine ödeme emri gönderilir. Bu emrin kişiye ulaşmasından itibaren kişiye borcunu ödeyebilmesi için 10 günlük bir süre tanınır. Verilen süre içerisinde borcun ödendiği durumda tahsilat gerçekleşmiş olacak ve icraya gerek kalmayacaktır. 10 günlük tanınan süre içerisinde ödenmemesi durumunda icra uygulamasına başlanacaktır. İcra uygulaması için yapılan masraflar içinse borçlu kişi sorumludur. Yani ödenmeyen senedin yanı sıra senedin ödenmesi için yapılan masraflarda borçluya ait olacaktır. Borçlu kişi icra uygulamasının başlaması sürecinde icra dairesine giderek bu borcunu taksitli şekilde ödeme talebinde bulunabilir. Bu durumda kişinin mal ve mülküne el konulma durumuna gerek kalmamaktadır.